Polonya`da Rock Muzik

Gecenlerde bir lisede Turkiyedeki rock muzikle ilgili bir sunum yaptim.

Cem Karaca, Erkin Koray, Kramp, Hardal, Whisky, Bulutsuzluk Ozlemi  ve diger Continue reading “Polonya`da Rock Muzik”

Advertisements

Şiddet kötü bir şey değildir

Sadece dogayla uyumlu olanlar hayatta kalabilir

Savas sporlarinda altin bir kural var Filiz, dedi mavi gozlerini kocaman acarak. O da guce karsi durmamak. Onunla savasmamak. Onu kabul etmek. Enerjiyi en az ve en etkili sekilde kullanmak. Gucun senden gecip gitmesine izin vermek. Hic savasmaya gerek dahi kalmadan. Continue reading “Şiddet kötü bir şey değildir”

Senin Engelin Ne?

Hadi engellileri engelleyen fiziksel yetersizlikleri diyelim. Bizi engelleyen ne peki? İçten içe onlardan üstün tutuyoruz kendimizi. Hatta acıyoruz falan. Sen kimsin oğlum, git kendine acı.

Yazık göremiyor, yazık tekerlerli sandalyeye mahkum, yazık şuna bak sakat“ diye bakış atıyoruz onları gördüğümüzde. Yüzümüz gülümserken gerçek düşüncelerimizi ele verecek kadar cesur olmadığımızdan, kalbimizden onlara acıyoruz. Continue reading “Senin Engelin Ne?”

Gerçek Acı ve Can Sıkıntısı

“Çünkü açlıktan uzak olma, onu insan sefaletinin öteki kutbunun, can sıkıntısının eline düşürmüştür. Bu kutup ona öyle işkence eder ki, açlıkla uğraşsaydı daha mutlu olurdu.”

Can sıkıntısından neler yapmaz ki insan? Sanat, bilim, felsefe hep buradan çıkmış. Felsefeyle uğraşanlar sürekli farklı pencereden bakmaktan kafayı yemiş. Bilimle uğraşanlar doyamamış yeni şeyler keşfetmeye. Sanat ise doğayı kopyalar durur. Continue reading “Gerçek Acı ve Can Sıkıntısı”

Gel Tembellik Edelim

“Dışsal açıdan, yoksulluk ve yoksunluk acı verir; buna karşılık güvenlik ve bolluk can sıkıntısı doğurur.”

Bilinçli olmak, organize olmak, sistemli olmak, planlı olmak. Başka? Akıllı olmak, her şeyi bilmek, entellektüel olmak, feminist olmak, milliyetçi olmak, herhangi bir şey olmak, her şeye sahip olmak, dikkatli olmak, önlem almak vs…

Yorucu değil mi? Çok biliyorsun sen, diye dalga geçeriz bazen. Cidden dalga geçilecek bir şey çok bilmek. Continue reading “Gel Tembellik Edelim”

Topluca Delirdik

Özellikle meraklısı olduğum bir alan değildi aslinda. Ama bir şekilde kendimi engellilerle çalışıyor buldum. İyi de oldu. Bu arada engelli diyorum ama alinan varsa alinmasin. Belki kelime haznem yetersizdir. Belki de kelimeler hepten yetersizdir. Engelli kelimeler. Hah tamam oldu, günah kecisini bulduk. Neyse simdi dönüşümlü olarak öğretmen öğrenci takılıyoruz hep beraber. Bulgaristan’da geçirdiğim 2 aydan sonra, Polonya’da 4 aydır engellilerle çalışıyorum. Bu yazıda engellilerle çalışmak üzerinden toplumsal bir eleştiri yapmaya çalışacağım. İçinde bulunduğum projeyle ilgili anı gibi deneyimlerimi sonraki yazıda paylaşırım. Continue reading “Topluca Delirdik”

Ormanın Ruhu Var mi?

“Ormana girer

Hiçbir çimen kımıldatmaz

Suya girer

Bir titreşim bile oluşturmaz“

Ormanın ruhu varmış. Sabah güneşle uyanan. Akşam uykuya dalan. Bu ruhun rengarenk kanatları varmış. Öyle ki aslında bizim gördüğümüz gökkuşağı, ormanın ruhunun bir yansımasıymış. Ayak bastığı yer yeşerir, ayağını kaldırdığı yer solarmış. Sabah herkesler uykudayken şöyle bir uzatın kafanızı. Yüzünüzde hissettiğiniz esinti, yanınızdan ormanın ruhu geçiyor diyedir. Keyfini çıkartın. Continue reading “Ormanın Ruhu Var mi?”